Web
Analytics

Devi’nin 2012 Turu 21 Gün, 3 Ülke, 6500 km

Şubat ayındaki motosiklet fuarından sonra herkes planlarını yapmaya başlar. Ben de kendime, kesin görmem gereken yerleri hep en kısa zamanda görev icap ederim. Türkiye’deki sahili 2 kere gezdikten sonra sonra rotayı büyüttüm. Planladığım tarihte aynı rotayı kullanacak arkadaşlarla beraber 3 farklı grupla bu rotayı tamamladım.

Şehirler: Samsun, Erzurum, Ağrı, Iğdır, Kars, Ardahan, Artvin, Rize, Batum, Kutaisi, Tiflis, Stepantsminda, Vladikavkaz, Nalçik, Maykop, Krasnodar, Tuapse, Soçi, Trabzon, Samsun

18 Ağustos 2012’de başladığım turu 6 Eylül 2012’de bitirdim.

1. Bölüm ? Dostlarla Doğu Anadolu Turu

 

 

 

 

 

 

 

Çok sevdiğim Şinasi Abi, her bakışta güldüğümüz Alper Abi, beni hep şaşırtan Halil arkadaşım ile beraber çıktığımız turda Artvin Karagöl’e kadar beraberdik.

 

Bu tura 2004 model BMW F650GS ile çıktım.

 

Toplanma yerimiz ve ilk fotoğraf:

 

 

Ankara yolu üzerinden ilk benzinimizi alıyoruz. İlk gün hedef Erzurum’a varmak ve yaklaşık 750 km yolumuz var.

 

Şinasi Abi, BMW 1200 GS

 

Alper Abi, BMW 1100 GS

 

Halil, Honda Bandit 600

 

Ladik Gölü

 

Sabah ne kadar yazlık giysilerle en iyi şekilde giyinsek de hepimiz üşüdük. J Karasal iklim, gerçekten ne kadar da tecrübelensek ani sıcaklık değişimleri ile bizi kandırmaya devam ediyor. Tecrübelerime göre 19 derece, motosiklet ile komple korunarak gezilecek en ideal sıcaklık. Sürat arttıkça sıcaklığın düşmesi bu tezimi destekler nitelikte?

 

Bu fotoğrafı kendim, giderken çektim. 🙂

 

BMW iyi ya da kötü diyemem. En çok felsefesini seviyorum ?

 

Yol boyunca, tatilin verdiği heyecan ve duyguları espriler ile süslüyorduk. Hepimiz bir işe sahiptik ve arefe günü çıktığımız yolda her durduğumuzda telefonlarımızda cevapsızlar vardı.

 

 

 

Alucra’da harika göl manzarası? Burada yaklaşık yarım saat oyalandık.

 

Halil ile yolda gölge senaryosunu canlandırmaya çalışıyoruz. Yollar bomboş; ama ya ışık, ya kompresör engelledi bu işi 🙂

 

 

 

En sevdiğim pozlardan biri

 

Akşam oluyor. Daha çok yolumuz var.

 

Erzurum’a geldik ve ilk işimiz ünlü Oltu kebabından yemek oldu. Gerçekten bunu hakettik.

 

Kadayıf dolması da Erzurum’a özgü.

 

Gece öğretmenevinde konaklamıştık. Bugün bayramın ilk günü ve biz turistiz 🙂

 

Tarihi yerleri gezmek istiyoruz, her yer kapalı.

 

Bu tarihi camide (Ulu Camii)güneş ışığının cami içerisine geliş açısıyla ezan saatleri belirleniyormuş. Camii, restorasyon çalışması sonrasında bu özelliğini kaybetmiş. Ben bu yazıyı hazırlarken haberlerde Tubitak çalışanlarının bu sırrı çözdüğünü tekrar bu özelliği camiye kattığını öğrendim.

 

Bahsettiğim ışığın geldiği pencere

 

Yerdeki şekli

 

Fotoğraf çekmeyi bilmeyen çok insan var. Gezilerde bu ciddi sorun olabiliyor. O kadar km gidip, az kalmış enerjinle rica ettiğin fotoğrafı çeken adamın kamerayı ters tutması ve sonuç gülme patlaması. 🙂

Kebabı hakkettiğimizi söylemiştim dimi J

 

Gördüklerimi siz de görün, anlatacaklarım bana kalsın J

 

 

 

Yollar gittikçe tenhalaşıyor?

 

Doğubeyazıt bu kadar masum mu? Bazı çocuklar bizi sevecan karşılarken bazıları taş atıyordu.

 

Bu fotoğraftan sonra taşla karşılandık. Adet olsa gerek 🙂

 

Halil’de gaz açtı ve en son sırada giderken hedef sırası bendeydi.

 

Neyseki anlayışla karşılayıp bu ilgiyi ve sarayın yolunu tuttuk. Gördüğümüz manzara her şeye değerdi.

Fotoğraftaki ayrıntı ?

 

 

 

Doğubeyazıt’tan sonra gece Iğdır’a geçip otelde kalıyoruz.

Nasıl da sevdiriyor kendini 🙂

 

Iğdır’daki Şehit Türkler Anıt ve Müzesini geziyoruz. Gerçekten tarihimizi öğrenmeli ve sorgulamalıyız. Ne kadar da tarihi sevmeyen birisi olsam da iyi ki buralara kadar gelip bu Anıtı ziyaret etmişim. Tarih tekerrürden ibarettir.

 

Daha sonra şehir merkezinde insanlara burada nereyi gezebiliriz diye sorduğumuzda Korhan Yaylası dediler.

Abim Yüksekova’da askerlik yapmıştı. Çok bahsederdi oradaki halktan. Sancılı günler yaşadığımız bu günlerde herkes neden arıyor. Cahil olmak o kadar kötü bir şeyki. Ayrıca hepimiz cahiliz ve cahil kalacağız. İlerde yayınlayacağım kitabımda bu tezimi savunacağım. 😉

Nerede çocuk görsem duruyor, şeker veriyor, bayramlaşıyordum.

 

 

Meğer burası terör bölgesiymiş. Fotoğraf çekinirken tedirginiz.

Şimdi reklamlar 🙂

Bijolar

Bu fotoğraftan sonra anayola yakın bir yerde zincirim atıyor. Atma sebebi ise kelebeklerin gevşemesi. Zinciriminde kötü olması nedeniyle artık en kısa zamanda zincir dişli kit gerekiyordu. Iğdır merkeze motoru çok zorlamadan gidip iki pin alıdırıyorum.

 

Yolda düşen kelebek. Yola çıkmadan önce bir ustayada kontrol etmiştim. Meğer yine her şeyi kendim kontrol edip kendi kafamı taşları vurmam gerekiyormuş.

 

 

Şansızlığımın şansına da iyi bir ustaya denk geldik. Güzel işçilik ile 500 km daha gidebilir duruma geldik. Tabiki yolda zincir atma riski devam ediyordu. Bayram günü çok yeri aradım; ama kimsede zincir bulamadım. Kit almam gerekiyordu. Çünkü yolum uzun.

 

Ayrıca botuma da nazar değmişti. Yapıştırsak yine açılacak, diktirsek su alacak. Yeni bot fuarda alınacaklar listesinde.

 

Ustanın adı ve telefonu çantalarım arasında. Tekrar bakıp bu sayfada güncelleyip yayınlayacağım. 😉

 

Iğdır’dan çıkarken bir fotoğraf.

 

Kars’a doğru yol alıyoruz.

 

Bir kanyonun yanından geçiyoruz ve hava gerçekten soğuk.

 

Üşümedik, üşemeyeceğiz 🙂

 

Yol stratejisi: “Egzozlarımızdan sıcak hava çıkıyor, bundan yararlanmalıyız.” J

 

Kars girişinde bizi Bülent Abi, BMW F650GS karşılıyor

 

Uzaklarda tanış birini görmenin sevinci.

 

Hemen Kars’ın meşhur yemekleri ile kilo almaya devam ediyoruz. 🙂

 

Adı bende saklı 🙂

 

Ertesi gün Kars şehir merkezini geziyoruz.

 

Kars kalesine çıkarken.

 

Kaleden önce muhteşem bir kahvaltı sözü vardı. Onu gerçekleştirmek için üniversite yolunu tutuyoruz.

 

Gerçekten Artvin ve Trabzon’daki üniversiteden daha güzel bir kampüs. Daha doğal.

 

Aslan bacanak bu işi iyi biliyor. Ben de öğrenmeye çalışıyorum.

 

Ama sos konusunda eleştirilerim var. 🙂

50 çeşit olmasa da olan çeşidin en iyisi bu kahvaltı.

 

Teknolojinin faydaları. Threeport gerçekten işe yarıyor. İster tek, ister grup. Ben de seni çekeyim derdi yok 🙂

 

Kaleye tırmanıyoruz.

Kale’den sonra vakit kaybetmeden yola koyuluyoruz. Yine yolumuz uzun ve Şavşat Karagöl’e karanlıktan önce yetişmemiz lazım.

 

Anı Harabeleri’ni de gezmek istedik. İyiki gezmişiz diyoruz.

 

Aslan bacanak, az daha gs’i satıp versys alıyordu. Bu gezide bacanaklığımızı tazeledik 😀

 

Gerçekten harika, karşı taraf Ermenistan.

Ermenistan Köyleri

 

Çıldır Gölü’nü de pas geçemedik.

 

 

Ardahan’dan sonra karanlığa kalıp akşam karanlığında Karagöl’e yol alıyoruz. Vaktimiz kısıtlı, gölü daha öncede çok kez gördüğümden sipariş ettiğim zincir dişli için Rize otogarına yola çıkıyorum. Bana aslan bacanak eşlik ediyor. Burada gruptan ayrılıyorum. 😉

Çadır Alanı

Hey gidi karadeniz

Oy puşilim

🙂

Bacanak virajlarda iyi, maşallah

Demet Akalın gibi bir oyana

Bir bu yana

Benzin pahalı tesellisi

 

Zar zor otogara yetişip Rize’de Şefik Abi’nin yanına geçiyoruz. Zincir dişli değişimi başlıyor.

 

 

 

2. Bölüm Gürcistan

2 Responses to Doğu Anadolu – Gürcistan – Rusya Bölüm 1
  1. […] Sınır kapısı evrakları, ulaşım bilgisi ve diğer ayrıntılar için sayfamı ziyaret edebilirsiniz: http://www.volkanyaldiz.com/dogu-anadolu-gurcistan-rusya […]

  2. […] B-Doğu Anadolu – Gürcistan – Rusya Turu […]


[top]

Leave a Reply