Web
Analytics

Memleket

1988 yılının mart ayında Samsun Doğum Hastanesi’nde dünyaya gelmişim.Nüfusta annem ve babamın da Çarşambalı oluşuyla Çarşamba olarak kaydedilmişim.1992 yılına kadar Samsun merkez, sonrasında Samsun Altınkum, Atakum Altınkum Mah. yaşadım.
Size ziyaretlerinizde rehberlik etmesi için linkler paylaşıyorum.Belki bir gün ben gezdiririm sizi…

Samsun’da 72 Saat

Lise yıllarıma kadar nerdeyse her özel günde Çarşamba’da köylerimizdeydik. Çarşamba’daki tüm çerkes köylerinde akrabalarımız var.Köyler Yeşilırmak ve kolları boyunca uzananıyordu.Ekonomik ihtiyaçlar köyden şehire göç verdi ve köylerde nüfus çok azaldı.
Bizim oraların bir türküsü var:
Çarşamba’yı sel aldı
Bir yar sevdim el aldı
Keşke sevmez olaydım
Elim koynunda kaldı

Oy ne imiş ne imiş
Kaderim böyle imiş
Gizli sevda çekmesi
Ateşten gömlek imiş

Çarşamba yollarında
Kelepçe kollarımda
Allah canımı alsın
O yarin kollarında

Oy ne imiş ne imiş
Kaderim böyle imiş
Gizli sevda çekmesi
Ateşten gömlek imiş

Çarşamba yazıları
Körpedir kuzuları
Allah alnıma yazmış
Bu kara yazıları

Oy ne imiş ne imiş
Kaderim böyle imiş
Gizli sevda çekmesi
Ateşten gömlek imiş

Türkünün öyküsü ise dilden dile değişiyor.
Ahmet, Abdal Deresi?nin kıyısındaki yoksul köylülerden birinin oğluydu. Kara sevdası karşılık bulmuş, Melek ona kalbini açmıştı. Nişanlandılar ve Ahmet askere gitti. Ağa oğlu Mehmet Ali, Melek?e göz koydu. Melek, Mehmet Ali?yi reddedince, ağa oğlu ve adamları tarafından dağa kaldırıldı. Kötü haberi alınca firar eden Ahmet, silahını alıp, yollara düştü. Gece gündüz Melek?i aradı. Bir gün yağmur yağdı, Yeşilırmak taştı. Çarşamba bir anda göle döndü. Sel, Canik Dağları?ndan aşağı bir çığ gibi, önüne kattığı herşeyi sürükledi. Selin ardından hayat yeniden normale döndü. Abdal Deresi?nin Yeşilırmak?a döküldüğü yerde ahali toplandı. Derenin nehre bağlandığı yerdeki kayanın üstünde, selin getirdiği iki kişinin cesedi görüldü. Cesetler, Melek ve Ahmet?e aitti. Elele tutuşmuş öylece yatıyorlardı. Rivayete göre büyük kaya parçası, yedi yerinden ayrıldı ve her birinden bir servi boyu su fışkırdı. Ahali dua etti. Dualar, yıllardır can alan, insanların acısını dile getiren dizelere dönüştü.? Çarşamba?yı sel aldı? türküsü de, o acı mırıltılardan doğdu. Kayanın bulunduğu yere daha sonra bir su değirmeni kuruldu ve o yöre ?Değirmenbaşı? olarak anıldı. Ahşap değirmenin yedi taşı vardı. Yedi oluğuna su veren set üzerinden yedi kez yürümek, sağ ve sol omuz üzerinden yedişer kez su atmak uğur sayıldı. Her Hıdırellez?de tekrarlanan gelenek, 1970?lerde değirmenin yıkılmasına kadar sürdü.
Naci Bayşu’dan enstrümantal olarak türküyü dinlemek için tıklayın.

[Üste Çık